Amsterdam
Amsterdam'ı gezmek için öncelikle kanal turu yapmalısınız. Kanal gezisi sırasında bu çılgın şehrin mimarisini, "kanal evlerini" müzelerini ve...
Amsterdam

Moskova
Moskova meydanları, parkları, eserleri, gördükleri, yaşadıkları ve insanları ile. Ancak, bir şeyler eksik gibi. Ne Çarların ne komünistlerin ne de...
Moskova

Venedik
5. yüzyılda kurulmuş olan Venedik hem Roma'ya, hem de Floransa'ya kıyasla hayli genç bir kent. 1453'te İstanbul'u Osmanlı kuşatmasından kurtarmak...
Venedik

Bankok
Thai dilinde Bangkok, ‘Melekler Kenti’ demek. Bangkok’un duygularınıza saldırdığını algılıyor, ancak hiçbir şey yapamıyorsunuz. Kent, sizi sürüklüyor.
Bankok

Havana
Küba'da başkent, 1607 yılında Santiago De Cuba'dan Havana'ya taşındı. Havana Küba'da en çok turist çeken şehirdir.
Havana

St. Petersburg
Şimdi bir kent düşleyin. Önceleri yalnızca suyla, sonra bazıları toprakla birbirine bağlanmış kırk iki ada.
St. Petersburg

Roma
Kentin tarihi bundan en az 2,700 yıl öncesine dayanıyor.
Roma

Londra
Dünyanın en ünlü kraliyetinin başkenti, dünya borsalarının en önemli merkezlerinden biri ve Avrupa gençliğinin gözdesi, tezatlar şehri Londra.
Londra

Madrid
Dramın, acının, ihanetin, gözyaşının kent için ne kadar önemli olduğunu anlarsınız. Eğlenceyle dramı biraraya getirmekte zorlanırsınız.
Madrid

Yunanistan
Cumhuriyetle başlayan sınırdaş komşumuzla aramızda denizle birlikte onun soğukluğu da hep yer almış.
Yunanistan

Barcelona
Gençler gündoğumuna dek uzayan çılgın gece hayatına tav oluyorlar. Yaşı kemale ermişler, tarihin nasıl olup da böyle modernist izlere sahip...
Barcelona

Viyana
20. Yüzyıl’ın başları... Sokaklarda yine Hydn, Mozart, Beethoven yankılanıyor.
Viyana

Sri Lanka
Ada devleti sri lanka,gezi,tarih,doğa,turizm Koskoca Hindistan'ın en uç güney noktasında, Asya'dan kopmuş bir damla göz yaşı gibi Hint Okyanusu'na...
Sri Lanka

Kuzey Kıbrıs
Hayalinizde Bir denizin ortasında bir yer düşünün ve Tarih öncesi çağlara doğru bir yolculuğa çıkın.
Kuzey Kıbrıs

Kuzey Kore
Kore Savaşı sonrası 1953'te, ülke ortadan ikiye bölünmüş. 38. paralelin üstü, bugün 22 milyon kuzeyli, altı da 47 milyon insanın yaşadığı Güney Kore...
Kuzey Kore
Edirne
Edirne bir dönem Osmanlı’ya başkentlik etmiş, nüfusu 350,000’e ulaşmış ve Avrupa’nın 4. büyük kenti olmuştur.
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13
Bookmark and Share

Edirne

Edirne bir dönem Osmanlı’ya başkentlik etmiş, nüfusu 350,000’e ulaşmış ve Avrupa’nın 4. büyük kenti olmuştur.

Sadece camilerin sayısının sekseni bulduğunu söylemek bu konuda yeterli fikir verebilir.

Edirne giderek önemini kaybetmiş, nüfus 1915’te 135,000’e kadar düşmüş önce Rus, ardından Bulgar ve Yunan işgali altında kalmış ve nihayet işgal 1922’de sona ermiştir. Osmanlı’nın kenti almasından sonra Müslümanlığı kabul etmeyenlerin oturmayı sürdürdüğü kaleiçi eski yapılarıyla kentin tarihi çekirdeğini oluşturmaktadır.



Kentteki en önemli tarihi eser olan Mimar Sinan’ın ustalık eserim dediği Selimiye Camisi Türkiye’nin uluslararası mimari değerlerinin başta gelenidir. 22,202 metrekarelik alana yayılan külliyenin bir bölümü Türk-İslam Eserleri (Selimiye) Müzesi olarak düzenlenmiştir. 1569-1575 Yılları arasında yapılan külliyenin 27.760 kese akçeye malolduğu bilinmektedir. Edirne’ye yaklaşırken uzaklardan görünen caminin kubbesi 31.30 metre çapında, 43.28 metre yüksekliğindedir. Minarelerinin hepsi eşit yüksekliktedir ve 70.89 metredir. Cami sadece mimarisiyle değil iç süslemeleri, çinileri ile de bir şaheserdir.



Camiye giderken içinden geçilen Sera Park’ın köşesinde Mimar Sinan’ın heykeli vardır. Her ne hikmetse Sinan’ın yüzü camiye değil de ters tarafa cevrilmiştir.



Gezilmeli-Görülmeli

Kentin Selimiye dışındaki başlıca camilerine gelince; bunların en eskisi bir Bizans kilisesi yerine kurulan Yıldırım Beyazıd Camisidir (1397). Kent merkezindeki Eski Cami (1414), Tunca ırmağının sağında Gazi Mihal (1422), Gazi Mihal Köprüsü’nden girişte Şahmelek Paşa (1429), Ayşe Kadın (1469), Sitti Sultan (1482), Kadı Bedrettin (1530), Süleyman Paşa (1548) yapılış sırasıyla diğer camilerden başlıcalarıdır. II. Beyazıd Camisi (1488) ile Cumhuriyet Alanı’ndaki Üç Şerefeli Cami (1447) Selimiye’den sonra iki büyük camidir.


Kent merkezinde bulunan tarihi çarşılardan Bedesten(1417) ve Ali Paşa Kapalı Çarşılarına(1569) da uğramalısınız. Edirne ciğercileri ile de ünlü. Belki de ciğer pişirip satan dükkanların oluşturduğu tek sokak Edirne’dedir.

Selimiye Camii’nin bünyesinde bulunan arastadan bir çeşit kuvvet macunu olan Devr-i Misk satın alabilirsiniz. Badem ezmesi ve peynir şekeri de arastada satılan Edirne’ye özgü şekerlemelerdir.



Edirne bir dönem Osmanlıların başkentiydi. Padişahların Edirne’de ikamet ettikleri dönemde yaptırılan saraylardan Edirne Saray-ı Hümayunu Osmanlı Sarayları arasında Topkapı’dan sonra en büyüğüdür. Tıpkı Topkapı gibi, her padişahın yaptığı eklemelerle büyüyen saray, bakımsızlık ve doğa lafetler nedeniyle yok olmuş, sadece Sarayiçi denilen, Tunca Nehri’nin çevirdiği alanda bir köşk ve kule günümüze ulaşabilmiştir.



Sarayiçi

Kentin doğu ucunda bulunan ve Sarayiçi denilen bu bölge, şimdilerde tarihi Kırkpınar Güreşleri’nin yapıldığı yerdir. Her yıl haziran sonu ile Temmuz başı arasında yapılan ve üç hafta süren güreşler sırasında bir panayır yerine döner Sarayiçi.



Kırkpınar Güreşleri’nin kökeni 1354 yılına kadar gidiyor. Rumeli’de sefere çıkan ilk akıncı gruplarından birinin verdiği molada iki yiğit görüşe tutuşur. Daha önce de güreşen ama bir türlü yenişemeyen iki pehlivanı saatler sonra ayırmaya gelen arkadaşları ölmüş olduklarını görürler. İki yiğit bir sögüt ağacının dibine gömülür. Göre döndüklerinde bakarlar ki, mezarların olduğu yerden su çıkmış. ve buraya Kırklar Pınarı adını verirler.Bu yerin neresi olduğu konusunda bilgi yoktur elimizde.



Edirne Evleri

Edirne Evleri, savaşlar, yangınlar, istilalara karşın ayakta kalmış örnekleriyle önemli sivil mimari değerlerdir. Özellikle Kaleiçi semti, farklı din ve inanışlardaki insanların yarattıkları ve yaşattıkları ortak kültürün zaman içinde geliştirdiği, geleneksel konut anlayışının bütün evrelerini ve özelliklerini içeren bir yerdir. Bugüne kadar gelen bu evlerin kimliklerine uygun biçimde korunması ve Edirne Evlerinin zengin kültürel mirasının geleceğe taşınması amacıyla projeler yürütülmektedir.



Edirne Çarşıları

Bedesten

Bedesten erken Osmanlı dönemi eserlerinden biridir. Sultan Mehmet Çelebi tarafından Eski Cami’ ye vakıf olarak 1418 yılında yaptırılmıştır.Değerli eşya ve mücevher satılan çarşı anlamına gelen Bedesten’in mimarı Alâattin ‘ dir . Yaklaşık 41x78 metre boyutlarında dikdörtgen biçimindeki yapı , sıra halinde 14 yüksek kubbe ile kapalıdır . Dört cephesinde 54 dükkân yer alır. Basık sivri tonozla örtülü dükkânların alın kemeri hizasından geçen ahşap bir saçak bütün yapıyı dolanır.Her cephenin ortasında bulunan dört büyük kapısı vardır. İç mekândaki dört yüzde 36 dükkân bulunur.



Arasta

Arasta , II. Selim ‘den sonra padişah olan III. Murat ‘ın Selimiye’ye gelir getirmek için vakıf olarak yaptırdığı kapalı çarşıdır . Mimar Sinan ‘ ın yaptığı ve üstü açık dükkanlardan oluşan çarşının karşısına Mimar Davut Ağa tarafından yapılmıştır. 255 m uzunluğundaki Arasta ‘ da 73 kemer , 124 dükkân bulunur.



Semiz Ali Paşa Çarşısı

Ali Paşa Çarşısı , Kanuni’nin son Sadrazamı Hersekli Semiz Ali Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırıldı . 1569 tarihli çarşı 300 metre uzunluğunda ve koridor şeklindedir. Dış duvarları kesme taş , üst kısımları tuğla örülü , kemerlerle bölünmüş ve beşik tonozla örtülüdür. Altı kapısı olan çarşıda 129 dükkan bulunmaktadır . 16. ve 17. yüzyıllarda ticari yaşamın en önemli merkezi olan çarşı 26 Eylül 1992 tarihinde büyük bir yangın geçirmiş ve yeniden restore edilerek 1997 yılında tekrar kullanıma açılmıştır.



Çeşmeler

Edirne'nin mimari yapıtları arasında çeşmelerin özel bir yeri vardır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Çeşmesi Selimiye Camii'nin yanındaki Arasta'nın karşısındadır. II. Bayezit Camii önündeki Sinan Ağa Çeşmesi ve Tophane bayırındaki Yahya Bey Çeşmesi de günümüze ulaşan örneklerdendir. Edirne çeşmeleri arasında günümüzde başka örneği kalmayan Tavanlı Çeşme dikkat çekicidir. Kesme taştan, tek cepheli yapılan çeşmenin üzerinde ahşap tavan bulunur. Çatının üzerinde alaturka kiremitler vardır. Bir başka çeşme de Yeniçeri Hamamı yanındaki Yeniçeri Çeşmesi'dir. Onarım gören çeşme günümüzde kullanılabilir , haldedir. Meriç Köprüsü yanındaki Hacı Adil Bey Çeşmesi, dönemin Edirne Valisi Hacı Adil Bey'in desteği Edirne Vakıflar Müdürlerinden Sadrettin Bey Dr. Rıfat Osman'ın müşterek projeleri doğrultusunda I9l4 yılında yapılmıştır . Mimar Kemalettin'in eseri olan ve eski adıyla istasyon Meydanı denilen yerde bulunan çeşme, İstanbul çeşmelerini andırır. Türk klasik üslubunda, kesme taştan yapılmıştır.



Hamamlar

Bugüne ulaşan Edirne Hamamlarının çoğu II. Murat dönemine (1421-1451) aittir . Bu dönemden günümüze ulaşanlardan biri 1421-22 yıllarında Tunca Nehri kenarında yaptırılan Gazi Mihal Hamamı’dır . Bu döneme ait bir başka hamam da Yusuf Paşa adındaki beylerbeyi tarafından 1428-29 tarihinde inşa ettirilen Beylerbeyi Hamamı ‘ dır . Bugün hamamın bir bölümü yıkılmıştır . II. Murat döneminden kalan diğer dört hamam da Muradiye Küçükpazar semtindeki tek hamam olarak inşa edilen Yeniçeri Hamamı , 1434-1435 tarihli Tahtakale Çifte Hamamı ile Kaleiçi’de 1440-41 tarihlerinde çifte hamam olarak inşa edilmiş Topkapı Hamamı (Alaca Hamam ) ve Selimiye Camii önündeki alanda Yediyol ağzında yer alan Mezit Bey Hamamı’dır.



Bu yapılara ayrıca İbrahim Paşa Hamamı , Edirne yeni sarayının bir parçası olarak inşa edilen Kum Kasrı Hamamı , 16. yüzyıldan bugüne ulaşan Abdullah Hamamı ile Tahmis Hamamı da eklenir.Bunlardan sadece Tahtakale ve Mezit Bey Hamamları kullanımdadır. Selimiye arkasındaki Saray Hamamı ise Eski Edirne Sarayı’ndan kalan tek yapıdır.Sarayın arasına Selimiye Camii yapıldıktan sonra bu hamamın çarşı hamamı olarak çalıştırıldığı biliniyor. 16. yüzyılda yapılmış hamamlar içinde özgün işlevini sürdüren ve boyutsal açıdan da en büyük ve önemli olan ise Mimar Sinan tarafından inşa edilen Sokulu Hamamı’dır. 16. yüzyılın ikinci yarısında Sokulu Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çifte hamam planında olması nedeniyle Çifte Hamam olarak da anılır. Günümüzde hizmet verir durumdadır.

Havsa / Edirne

İlçenin adı, Kanuni Sultan Süleyman’la söyleşmek hakkına sahip olan Hafsa Hatun’un adından gelir.

Uzunköprü / Edirne

İlçenin kuzey yarısı, Lalapaşa yaylasındadır. Bu yayla, Trakya yontukdüzünün bir parçasıdır.

Süloğlu / Edirne

İlçede dağ yok az yükseltili yayvan tepeler vardır.

Meriç / Edirne

İlçenin büyük kısmı, Doğu Trakya Yontukdüzü denen aşınmış yayla üzerindedir. Dalgalı düzlük görünümündeki, bu yaylanın ilçeyi de içeren kuzey bölümüne Lalapaşa yaylası denir.

Lalapaşa / Edirne

İlçenin kuzey bölümü tepeliktir.Tepelerin en yükseği, Muhittin Baba tepesidir.

Keşan / Edirne

Korudağ sırasının batı bölümü ilçe sınırları içindedir. Korudağ batısında Pelin yaylası yer almıştır.

İpsala / Edirne

İpsala ilçesinde dağ yoktur. İlçenin doğuda kalan büyük bölümü, Doğu Trakya Yontukdüzü denen aşınmış yayla üzerindedir.