Kırım
Karadeniz’ İn kuzeyinde yarımada şeklinde yer alan Kırım’ı güzelliğinden dolayı yüzyıllardır bu bölgede hüküm süren devletlerin de elde etmek istedikleri bir yer olmuş.
1 | 2 | 3 | 4 | 5
Bookmark and Share

Kırım


Karadeniz’ İn kuzeyinde yarımada şeklinde yer alan Kırım’ı güzelliğinden dolayı yüzyıllardır bu bölgede hüküm süren devletlerin de elde etmek istedikleri bir yer olmuş.
1475 yılında Osmanlı’ya bağlanan Kırım 1783 yılında Rus imparatorluğunun hakimiyeti altına girmiş. Rus çarları ve 1921 yılında kurulan Sovyet Sosyalist Devletler Birliği’nin devlet başkanları devamlı olarak tatillerini bu yarımadanın en güzel yerlerinden biri olan Yalta’da geçirmişler.

Osmanlı’da Yeşil Ada diye adlandırdığı Kırım’ın elinden çıkmasını bir türlü içine sindirememiş ve llginç bir uygulamayla yaklaşık 150 yıl Rus çarlarını tatillerinde huzursuz etmiş.

Yalta Osmanlının elinden çıktıktan sonraki dönemlerde dahi Rus çarları dinlenmek için Yalta’ya geldiklerinde Osmanlı padişahları bir elçi göndererek çarlara hoş geldin dedirtirlermiş. Rusların pek hoşuna gitmeyen bu adet Sultan Reşat tarafından Çar 2. Nikola’ya gönderilen Talat Paşa’ya kadar devam etmiş.

Yüzyıllardır birçok devleti ve liderlerini kendine hayran bırakan Kırım bugün de dünyanın birçok yerinden gelen milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor.

Kırım özerk cumhuriyetinin ilk yıllarında yaşanan mali kriz yavaş yavaş atlatılırken, şu anda Kırım’ın en önemli gelir kaynağı turizm. Milyonlarca turist yaz aylarında Kırım’a gelen turistlerin uğramadan geçmedikleri yerlerden biri ise Kırlangıç Yuvası.

KIRLANGIÇ YUVASI
Büyük bir uçurumun kenarına Avrupa mimarisinde yapılan Kırlangıç Yuvası 3 milyon nüfusa sahip olan Kırım’a yaz aylarında 4 milyon turist gelmesine sebep olan yerlerden sadece biri. Ülkeye gelen turistlerin en çok dikkatini çeken diğer yerler ise Rusların meşhur yazarı Tolstoy’un Hacı Murat romanına konu olan Varansof Sarayı Osmanlı döneminde yapılan Daça İstanbula Köşkü, Yahudi Dağı olarak anılan ve taşların içine oyulmuş evlerden oluşan Çiftkale savaş manzarası ile gerçek savaş malzemelerinin çok büyük bir ustalıkla birleştirildiği yer olan Panorama.

Çok zengin bir tarihe sahip olan Kırım, geçmişine ait yüzlerce eseri de Kırım Hanlığı’nın yönetim yeni olan ve bugün de müze olarak kullanılan Han Saray da barındırıyor. Han Saray’ın en dikkat çeken yerlerinden biri ise Gözyaşı Çeşmesi.

GÖZYAŞI ÇEŞMESİ GÖRÜLMELİ
Gözyaşı Çeşmesi’nin en ilginç yanıysa suyunun nereden geldiğinin bilinmemesi. Yüzyıllardır ister kuraklık olsun ister bol yağış oysun su daima damla damla akıyor. 308 yıl Osmanlı İmparatorluğu hakimiyeti altında kalan Kırım’ın birçok yerinde Osmanlı mimarisinden eserler de görmek mümkün.

CUMA CAMİİ
Osmanlının en önemli camilerini inşa eden Mimar Sinan eşsiz mimarlık dehasını Kırım’da da göstermiş. Gözdeve’de inşa ettiği Cuma camii yüz yıllarca buradaki Müslümanlara hizmet etmiş. Bolşevik İhtilali’nden sonra ise Rusya genelinde dini yapılara verilen tahribatlardan Cuma camii de nasibini almış ve yıllarca ,önce depo daha sonra da ateizm müzesi olarak kullanılmış. Büyük mücadelelerden sonra tekrar ibadete açılan Cuma camiinin içinde bugün 5 vakit namaz kılınabiliyor.

İlginç olan ise Cuma camiinin bekçiliğini yapan Seyit Murat Çelebi ise 1818 yılında kurulan Kırım-Tatar hükümetinin parlamento başkanı olan Numan Çelebi Cihan’ın yeğeni.Kırım aynı zamanda yüzlerce yıl İslamiyet için çok önemli olan bir emanete de ev sahipliği yapmış. Kur’an-ı Kerim ilk defa Hz. Osman zamanında çoğaltılarak dünyanın değişik yerlerine gönderildi. Kırım’daki Özbek Camii de Kur’an-ı Kerim’in ilk nüshasının geldiği yerlerden biri. Yüzyıllarca burada muhafaza edilen Kur’an-ı Kerim Bolşevik İhtilali’nden sonra Leningrat’a götürülmüş. Kur’an-ı Kerim’in muhafaza edildiği Özbek Camii, Bolşevik İhtilali’nden sonra hayvan ahırı olarak kullanılmış. 1990 yılında geri dönen Tatarlar ise camiyi temizleyerek tekrar ibadete açmışlar.

KIRIM'DAN ENTERASAN MANZARALAR
Tankoyev Hırıstiyan mezarlığı dikkatimizi çeken yerlerden birisi ancak ilginçlikler ulaşım alanına da yansımış. Kırım’da yolcu taşımacılığının büyük bir kısmı troleybüslerle yapılıyor. Fakat troleybüsler sadece şehir içinde değil şehir dışında da kullanılıyor. Örneğin başkent ile Yalta arasındaki bu 80 kmlik yol aynı zamanda dünyanın en uzun troleybüs hattı. Troleybüs şoförlerinin çoğunluğunu da bayanlar oluşturuyor.

Türkiye’de erkek işi olarak bakılan şoförlük gibi birçok meslek, diğer eski Sovyet Cumhuriyetlerinde olduğu gibi Kırım’da da cinsiyet farkı gözetilmeden herkes tarafından yapılabiliyor. Erkek berberliği de bu tür işlerden biri. Kırım’ın Türkiye’ye olan yakınlığı birçok Türk ürününün rahatlıkla bulunabilmesini sağlıyor.

Bir kaset dükkanına girip Türk sanatçıların kasetlerini alabiliyor, yemek olarak döner ya da Adana kebap yiyebiliyorsunuz.